Araştırmacılar depresyonu hem erkekler hem de kadınlar için erken ölüm riskiyle ilişkilendiriyor.

Büyük uzun zaman alan bir çalışmadan sonra kadın ve erkekler de depresyonun moralimize olan etkisi giderek negatif bir hal almıştır , ve ayrıca kadınlar da bu risk ise giderek artmaktadır.

Depresyon ABD ‘ de yetişkin bireyler arasındaki en yayın zihinsel rahatsızlıklardan biridir. Ulusal Ruh Sağlığı entitüsüne göre ABD  de bir yıl içinde %7 lik bir kısım depresif atak geçirdi.

Depresyon daki ruh halimiz normalde keyif veren aktivitelerden zevk almamak , anormal kilo kaybı , uykusuzluk  , yorgunluk , suçluluk duygusu , yavaş hareket etmek , değersizlik , odaklanma da yaşanan sorunlar ve sürekli tekrarlanan ölüm düşünceleri…

Yapılan araştırmalara göre depresyan kadınlarda daha sık görülen ve ani kalp ölümlerine yol açabilen bir rahatsız olarak ilişkilendirmişlerdir.

Ve şimdiler de Kanada ‘ da yapılan bir araştırmaya göre hem erkeklerde hem kadınlarda depresif ataklardan ziyade erken ölüm riskini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Mevcut araştırmada, yazarlar, depresyonun artan mortalite riskiyle ne oranda ilişkili olduğunu ve bu riskin kadınlar ve erkeklerde farklı olup olmadığını görmekle ilgileniyorlardı.

952-1967 (1.003 katılımcı), 1968-1990 (1.203 katılımcı) ve 1991-2011 (1.402 katılımcı) olmak üzere üç ayrı dönemde kayıt edilen katılımcıların verilerini analiz ederek 60 yılı aşkın bir süredir çalışmalarını sürdürüyorlardı. Katılımcıların kayıt sırasında ortalama yaşı 49 idi.

Bu bilgi aynı zamanda Kanadalı Mortalite Veritabanındaki ölüm kayıtlarıyla da bağlantılıydı.

Depresyon tanısı ile mortalite riski arasında güçlü bir bağlantı, üç periyot boyunca erkekler için kaydedildi. Ancak kadınlar için, depresyon ile ölüm riski arasında bir bağlantı ancak 1990’lardan itibaren gözlemlendi.

Ayrıca ekip, en şiddetli ölüm riskinin depresif bir dönemi izlediğini ancak bireyin zihinsel sağlığındaki ilerlemeyle bu riskin ortadan kaldırılabileceğini bildirdi .

Haftada sadece 1 saat egzersiz ile depresyon önlenebilir 🙂 

 

‘Kadınlarda ölüm riski yüzde 50 arttı’

Araştırmacılar ayrıca, depresyon ile yaşayan katılımcıların ömrünün nesilden nesile kısaltıldığı yönünde dalgalanmaların bulunduğunu belirtti.

“25 yaşındayken depresyonu olan genç yetişkinlerin ömrü ilk grupta 10-12 yaş, ikinci grupta 4-7 yaş, ve 7-18 yaşları arasında değişmekle birlikte 60 yıllık dönemde belirgin şekilde daha kısa sürdü. 1992 yazarının ortak çalışması olan Dr. Ian Colman ”

Bununla birlikte, özellikle endişe verici buldukları şey, en son kohortta depresyonu olan kadınlar için mortalite riskinde belirgin artış oldu.

Colman, “En rahatsız edici şey, 1992 ile 2011 yılları arasında depresyonlu kadınların ölüm riskinde yüzde 50’lik bir artış olması” diyor.

Zayıf bir diyet, alkol bağımlılığı, sigara içimi ve yatıştırıcılık gibi depresyonun ilişkili olduğu ve kalp rahatsızlığına neden olabilecek diğer etkileyici faktörler, yazarların gözlemlediği artmış ölüm riski ile bağlantılı gibi görünmüyor , bunlardan ziyade tek başına ölüm riskini artırdığı biliniyor tabi bunlarda cabası artık ,

Colman, kadınlarda depresyon ile ilişkili ölüm mortalitesinin arttığını, giderek daha büyük sorumlulukları ile açıklayabileceğini belirtti.

“Kadınların ölüm riskinin önemli ölçüde arttığı araştırmanın son 20 yılı boyunca,” roller “hem evde hem de işyerinde çarpıcı bir şekilde değişti ve birçok kadın birden fazla sorumluluk ve beklentiye sahip” dedi.

Yazarlar ayrıca, araştırmalarının belirli sınırlamalara, özellikle de katılımcılarla yapılan görüşmeler arasında uzun süre geçersizlik yaşadığı gerçeğini itiraf ediyorlar. Böylece, araştırmacılar tam olarak depresif dönemlerin ne zaman gerçekleştiğini ve bunların takip mülakatları arasında tekrarlama olup olmadığını anlamadı.

Yine de yazarlar, sağlık uzmanlarını hastalarının zihinsel sağlıklarına dikkat etmelerini ve tekrarlayan depresif dönemleri izlemelerini ve böylece uygun şekilde müdahale etmelerini istemektedir.

Genel Güncel | Karışık Bilgi Sitesi

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here